Yer: Kızılay AVM / Saat: 01:30
1. Gün: Laodikeia Antik Kenti – Pamukkale Travertenleri –
Hierapolis Antik Kenti – Kaklık Mağarası
30 Nisan’ı 1 Mayıs’a bağlayan gece saat 01:30’da Kızılay’da
buluşmamızın ardından yolculuğumuza başlıyoruz. Sabahın ilk saatlerinde
Sandıklı’da alacağımız kahvaltının ardından turumuza başlıyoruz.
Turumuza ilk olarak Kaklık Mağarası ile başlıyoruz. Kaklık
Mağarası, Denizli’nin Honaz ilçesinde bulunan ve “Yeraltı Pamukkalesi” olarak
bilinen doğal bir oluşumdur. Mağara içinde yer alan travertenler, sarkıt ve
dikitler ile sülfürlü termal sular oldukça etkileyici bir görüntü oluşturur.
Doğal ışık alan yapısı sayesinde mağara içinde travertenler ve küçük şelaleler
ziyaretçilere farklı bir doğa deneyimi sunar.
Buradaki gezimizin ardından Pamukkale Travertenleri’ni
geziyoruz. Pamukkale Travertenleri, yer altından çıkan sıcak ve mineralli
suların oluşturduğu bembeyaz teraslarıyla dünyanın en eşsiz doğal
oluşumlarından biridir. Binlerce yıl boyunca biriken kalsiyum karbonat
sayesinde oluşan travertenler, hem görsel güzelliği hem de şifalı termal
sularıyla ünlüdür. Aynı zamanda bölge, Hierapolis Antik Kenti ile birlikte
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır.
Burada siz değerli misafirlerimiz için travertenlerde
gezinti ve Kleopatra Havuzu’nda yüzme için serbest zaman veriyoruz.
Ardından Laodikeia Antik Kenti’ni geziyoruz. Laodikeia Antik
Kenti, Denizli’nin Pamukkale ilçesi yakınlarında bulunan ve antik dönemde
ticaret, sanat ve kültür açısından oldukça gelişmiş önemli bir şehirdir. Kent;
büyük tiyatrosu, stadyumu, sütunlu caddeleri ve erken dönem Hristiyanlık için
önemli olan Laodikeia Kilisesi ile dikkat çeker. Roma döneminde zenginliğiyle
tanınan Laodikeia, bugün Anadolu’nun en büyük ve etkileyici antik kentlerinden
biridir.
Günümüzü Salda Gölü turu ile tamamlıyoruz.
Konaklama: Grand Özeren Hotel
2. Gün: Sagalassos Antik Kenti – Burdur Müzesi –
Yazılıkaya Kanyonu – Kibyra Antik Kenti
Sabah otelde alacağımız kahvaltının ardından turumuza Kibyra
Antik Kenti ile başlıyoruz.
Kibyra Antik Kenti, Burdur’un Gölhisar ilçesinde bulunan ve
antik dönemde bölgenin en güçlü şehirlerinden biri olan önemli bir yerleşimdir.
Özellikle dünyada nadir görülen Medusa mozaiğiyle ünlü Odeon’u, stadyumu,
tiyatrosu ve anıtsal yapıları ile dikkat çeker. Roma döneminde büyük gelişme
gösteren Kibyra, “gladyatörler şehri” olarak da bilinir ve bugün Anadolu’nun en
etkileyici antik kentlerinden biri olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
Turumuzun ardından Burdur Müzesi’ni ziyaret ediyoruz. Burdur
Müzesi, özellikle arkeoloji ve mitoloji meraklıları için oldukça zengin ve
etkileyici bir koleksiyona sahiptir.
Öğle yemeği molamızın ardından turumuza Sagalassos Antik
Kenti ile devam ediyoruz. Sagalassos Antik Kenti, Burdur’un Ağlasun ilçesi
yakınlarında, Toros Dağları’nın eteklerinde kurulmuş görkemli bir Pisidia
kentidir. Özellikle Antoninler Çeşmesi, tiyatrosu, agora yapıları ve anıtsal
kapıları ile dikkat çeker. Roma döneminde bölgenin en önemli şehirlerinden biri
olan Sagalassos, günümüzde iyi korunmuş yapıları ve etkileyici dağ manzarasıyla
Türkiye’nin en etkileyici arkeolojik alanlarından biridir.
Günün son durağı Yazılıkaya Kanyonu’dur. Yazılıkaya Kanyonu,
Isparta’nın Sütçüler ilçesinde bulunan ve doğasıyla büyüleyen bir tabiat
parkıdır. Yüksek kayalıklar arasından akan dere, yürüyüş yolları ve etkileyici
kaya oluşumlarıyla ziyaretçilere eşsiz bir doğa deneyimi sunar. Antik Adada
Yolu üzerinde yer alan kanyon, hem doğa yürüyüşü hem de fotoğrafçılık için
bölgenin en popüler doğal alanlarından biridir.
Rehberimizin uygun görmesi halinde gül bahçeleri ziyareti
gerçekleştirilecektir. Bol bol fotoğraf çekme imkânı bulacağız.
Konaklama: Grand Özeren Hotel
3. Gün: Adada Antik Kenti – Eğirdir Gölü (Can Ada &
Yeşil Ada) – Yalvaç – Yalvaç Müzesi – Pisidia
Sabah alacağımız kahvaltının ardından turumuza Adada Antik
Kenti ile başlıyoruz.
Adada Antik Kenti, Roma döneminde büyük gelişme göstermiş
bir dağ kentidir. Özellikle iyi korunmuş tapınakları, agora kalıntıları,
tiyatrosu ve anıtsal yolları ile dikkat çeker. Kentte yer alan Zeus Megistos,
Trajan ve İmparatorlar Tapınakları bölgenin en etkileyici Roma dönemi yapıları
arasındadır. Toros Dağları’nın doğal güzellikleri içinde yer alan Adada, tarih
ve doğayı bir arada sunan önemli bir arkeolojik alandır.
Ardından Can Ada (Yeşil Ada) ziyaretimizi
gerçekleştiriyoruz. Can Ada, Isparta’nın Eğirdir ilçesinde, Eğirdir Gölü
üzerinde yer alan küçük ve şirin bir adadır. Tarihi taş evleri, dar sokakları
ve göl manzaralı restoranlarıyla bilinen ada, Eğirdir’e bir köprü ile
bağlanmaktadır. Doğal güzelliği ve sakin atmosferi sayesinde ziyaretçilere
huzurlu bir yürüyüş ve keyifli bir manzara deneyimi sunar.
Öğle yemeği molamızın ardından Pisidia bölgesine hareket
ediyoruz. Pisidia, Antik Çağ’da Toros Dağları’nın kuzeyinde yer alan, bugünkü
Isparta, Burdur ve Antalya’nın iç kesimlerini kapsayan dağlık bir bölgedir.
Sarp coğrafyası sayesinde uzun süre bağımsız kalan Pisidia halkı, savaşçı
karakteriyle bilinmektedir.
Turumuzu Yalvaç Müzesi gezisi ile tamamlıyoruz.
Öneriler
• Bölgenin coğrafi yapısına ve hava şartlarına uygun kıyafet
ve ayakkabı tercih edilmelidir.
• Fotoğraf ve video çekimi için gerekli ekipmanlarınızı yanınıza alınız.
• Düzenli kullandığınız ilaçları yanınıza alınız ve sağlık durumunuzu rehbere
bildiriniz.
• Kişisel bakım ürünlerinizi yanınıza almayı unutmayınız.
• Küçük bir sırt çantası bulundurmanız önerilir.
• Yolculuk sırasında keyif alacağınız kitap, müzik vb. eşyalar alabilirsiniz.